Marka Tescilinde Yanlış Sınıf Seçiminin Sonuçları Nelerdir?

Marka başvurusu yapılırken genellikle marka ismine ve logoya odaklanılır. Oysa markanın hangi mal ve hizmetler için tescil edileceği de en az marka ismi kadar önemlidir.

Çünkü marka tescili, bir ismi bütün sektörlerde ve her türlü ticari faaliyette sınırsız biçimde korumaz. Korumanın kapsamı, başvuruda belirtilen mal ve hizmetlere göre belirlenir.

Yanlış veya eksik kapsamla yapılan bir başvuru sonucunda marka tescil belgesi alınsa bile işletmenin asıl ürünü ya da hizmeti koruma dışında kalabilir. Ancak burada önemli bir ayrım vardır: Bir mal veya hizmetin yanlış sınıf numarası altında gösterilmesiyle, başvuru listesine hiç eklenmemesi aynı şey değildir.

Marka tescilinde yanlış sınıf seçilirse ne olur?

Buna karşılık işletmenin ürünü veya hizmeti başvuru listesine hiç yazılmamışsa, bu faaliyet mevcut başvurunun kapsamına sonradan eklenemez. Eksik kalan ürün veya hizmet için yeni bir marka başvurusu yapılması gerekir.

Yanlış veya eksik kapsam seçimi şu sonuçlara yol açabilir:

  • İşletmenin asıl ürün veya hizmeti koruma dışında kalabilir.
  • Eksik kapsam için yeni bir marka başvurusu gerekebilir.
  • Yeni başvuru, ilk başvurudan daha sonraki bir tarih taşır.
  • Aradaki dönemde başka kişiler benzer marka başvuruları yapabilir.
  • Gereksiz sınıflar başvuru maliyetini artırabilir.
  • Önceki markalarla çatışma ve itiraz ihtimali yükselebilir.
  • Kullanılmayan mal ve hizmetler ileride kullanım ispatı veya iptal süreçlerine konu olabilir.
  • Yurt dışı marka tescilinin kapsamı da yetersiz kalabilir.

Marka sınıfı nedir?

Marka başvurularında mal ve hizmetler, uluslararası Nice Sınıflandırması esas alınarak gruplandırılır.

Nice Sınıflandırması toplam 45 sınıftan oluşur:

  • 1–34. sınıflar malları,
  • 35–45. sınıflar hizmetleri kapsar.

Örneğin giyim ürünleri 25. sınıfta, kozmetik ürünleri 3. sınıfta, eğitim hizmetleri 41. sınıfta yer alır.

Ancak marka korumasını yalnızca sınıf numarası belirlemez. Sınıf numarasıyla birlikte başvuruda yazılan mal ve hizmet listesi de koruma kapsamının belirlenmesinde önemlidir.

Bu nedenle “Doğru sınıf numarasını seçtim, o sınıftaki her şey otomatik olarak korunuyor” düşüncesi her durumda doğru değildir.

TÜRKPATENT – Nice Sınıflandırması

Yanlış sınıf numarası yazılırsa ne olur?

Başvuruda bir mal veya hizmet açıkça ve doğru biçimde belirtilmiş ancak yanlış sınıf altında gösterilmişse bu hata yeni başvuru yapılmasını gerektirir.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca TÜRKPATENT, başvuruda yer alan mal veya hizmetlerin ait oldukları sınıflar ve sınıf numaraları üzerinde gerekli düzenlemeleri yapabilir.

Ayrıca mal ve hizmet listesi Nice Sınıflandırmasına uygun biçimde hazırlanmamışsa Kurum, gerekli gördüğü hâllerde sınıflandırma listesi düzenleme ücretinin belirtilen süre içinde ödenmesini isteyebilir.

Örneğin bir ürün başvuruda açıkça belirtilmiş fakat yanlış sınıf numarası altında gösterilmişse TÜRKPATENT tarafından doğru sınıfa alınması mümkün olabilir.

Ancak burada temel koşul, korunmak istenen ürün veya hizmetin başvuru listesinde zaten bulunmasıdır.

Eksik ürün veya hizmet sonradan başvuruya eklenebilir mi?

Hayır. Başvuru sırasında hiç belirtilmeyen yeni bir mal veya hizmet, mevcut marka başvurusuna sonradan eklenerek koruma kapsamı genişletilemez.

Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik uyarınca marka başvurusu veya tescili kapsamındaki mal ve hizmetlerde değişiklik içeren düzeltme talepleri kabul edilmez.

Başvurunun kapsamı belirli mal veya hizmetlerin geri çekilmesiyle daraltılabilir. Ancak yeni ürün veya hizmetler eklenerek genişletilemez.

Eksik bırakılan bir ürün veya hizmetin korunması isteniyorsa:

  1. Eksik kapsam belirlenir.
  2. İlgili alanda yeni bir marka araştırması yapılır.
  3. Yeni bir marka başvurusu gerçekleştirilir.
  4. Başvurunun yeniden inceleme ve yayımlanma süreci takip edilir.

Yeni başvuru ilk başvurunun tarihini değil, yapıldığı tarihin önceliğini taşır. Bu nedenle ilk başvuru ile yeni başvuru arasındaki dönemde yapılan üçüncü kişi başvuruları risk oluşturabilir.

Marka tescili bir sektörü bütünüyle korur mu?

Hayır. Bir marka sınıfının seçilmiş olması, o sınıf içerisinde yer alan veya o sektörle bağlantılı bütün faaliyetlerin otomatik olarak korunduğu anlamına gelmez.

Örneğin “gıda sektörü”, “teknoloji sektörü” veya “tekstil sektörü” tek başına belirli bir marka sınıfını ifade etmez. Aynı sektördeki ürünler ve hizmetler farklı sınıflarda bulunabilir.

Bir teknoloji işletmesi;

  • İndirilebilir yazılım,
  • Mobil uygulama,
  • SaaS hizmeti,
  • Yazılım geliştirme,
  • Teknik danışmanlık,
  • Telekomünikasyon,
  • Teknoloji eğitimi

gibi birbirinden farklı faaliyetler sunabilir. Bu faaliyetlerin tamamı aynı sınıfta yer almayabilir.

Aynı şekilde bir restoranın müşterilerine sunduğu yeme-içme hizmetiyle kendi markası altında üretip sattığı paketli gıda ürünleri farklı sınıflarda değerlendirilir.

Yanlış sınıf seçiminin en önemli riski: Tescil var, yeterli koruma yok

Yanlış sınıf seçiminin en yanıltıcı sonucu, başvuru sahibinin elinde bir marka tescil belgesi bulunmasına rağmen asıl ticari faaliyetinin koruma dışında kalmasıdır.

Örneğin kendi markasıyla kıyafet üreten bir işletmenin giyim ürünleri bakımından 25. sınıfı değerlendirmesi gerekir. Sadece 35. sınıftaki perakende satış hizmetlerinin seçilmesi, kıyafet ürünlerinin kendisi için aynı korumayı sağlamaz.

Benzer şekilde yalnızca ürün sınıfının seçilmesi de işletmenin sunduğu bağımsız perakendecilik, mağazacılık veya pazaryeri hizmetini her durumda kapsamayabilir.

Marka tescilinin işletmeyi gerçekten koruyabilmesi için ürün, hizmet ve satış modelinin birlikte değerlendirilmesi gerekir.

35. sınıf bütün ürünleri korur mu?

Hayır. 35. sınıf, bütün ürün sınıflarının yerine geçen genel bir marka koruması değildir.

  1. sınıf; reklamcılık, iş yönetimi, büro hizmetleri ve belirli malların müşterilerin inceleyip satın almasına imkân sağlayacak şekilde bir araya getirilmesi gibi hizmetleri kapsar.

Ürünün kendisi ile o ürünün perakende veya toptan satışına ilişkin hizmet farklı koruma konularıdır.

Örneğin kendi markasıyla seramik ürünler üreten bir işletmede:

  • Seramik ürünlerin niteliğine göre ilgili ürün sınıfları,
  • Bu ürünlerin mağaza veya internet sitesi üzerinden satışa sunulmasına ilişkin hizmetler bakımından 35. sınıf

ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Ancak buradan her üreticinin mutlaka 35. sınıfta başvuru yapması gerektiği sonucu çıkarılmamalıdır. İşletmenin kendi ürünlerini satmasıyla, farklı markalara ait ürünleri müşteriler için bir araya getirerek bağımsız perakendecilik hizmeti sunması arasında ayrım yapılmalıdır.

Dolayısıyla 35. sınıfa duyulan ihtiyaç, işletmenin gerçek satış ve hizmet modeline göre belirlenmelidir.

E-ticaret yapan işletmeler hangi sınıfı seçmelidir?

E-ticaret yapmak, bütün işletmeler açısından tek bir marka sınıfına karşılık gelmez.

Öncelikle işletmenin ne yaptığı belirlenmelidir:

  • Kendi markalı ürünlerini mi üretiyor?
  • Farklı markalara ait ürünleri mi satıyor?
  • Başka satıcıları ve müşterileri bir araya getiren pazaryeri hizmeti mi sunuyor?
  • E-ticaret yazılımı veya mobil uygulama mı geliştiriyor?
  • Reklam, pazarlama veya aracılık hizmeti mi veriyor?

Örneğin kendi markasıyla kozmetik ürünleri üreten bir işletmeyle farklı kozmetik markalarını internet üzerinden satışa sunan bir mağazanın koruma ihtiyaçları aynı değildir.

Bu nedenle “İnternetten satış yapıyorum, 35. sınıf yeterlidir” şeklinde otomatik bir sınıf seçimi yapılmamalıdır.

Aynı sınıftaki markalar mutlaka benzer midir?

Hayır. Aynı sınıfta bulunan mal veya hizmetler otomatik olarak benzer kabul edilmez.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 11. maddesine göre:

  • Mal veya hizmetlerin aynı sınıfta yer alması, benzer oldukları anlamına gelmez.
  • Farklı sınıflarda yer almaları da benzer olmadıkları anlamına gelmez.

Bu nedenle marka benzerlik araştırmasının yalnızca sınıf numaraları üzerinden yapılması doğru değildir.

Mal ve hizmetlerin benzerliği değerlendirilirken somut duruma göre:

  • Nitelikleri,
  • Kullanım amaçları,
  • Hedef tüketicileri,
  • Satış ve dağıtım kanalları,
  • Birbirini tamamlayıp tamamlamadıkları,
  • Rekabet ilişkileri,
  • Aynı ticari kaynaktan geldiklerinin düşünülüp düşünülmeyeceği

gibi unsurlar dikkate alınabilir.

Dolayısıyla “Benim markam başka sınıfta, hiçbir sorun çıkmaz” şeklinde kesin bir sonuca varılmamalıdır.

TÜRKPATENT – Marka İnceleme Kılavuzu

Çok fazla sınıf seçmek daha güçlü koruma sağlar mı?

Her zaman değil. “İleride gerekebilir” düşüncesiyle çok sayıda ilgisiz sınıfın seçilmesi de doğru bir strateji değildir.

Gereğinden geniş bir mal ve hizmet listesi:

  • Başvuru maliyetini artırabilir.
  • Daha fazla önceki markayla çatışmaya neden olabilir.
  • İtiraz riskini yükseltebilir.
  • Başvurunun incelenmesini zorlaştırabilir.
  • Kullanılmayan mal ve hizmetler bakımından kullanım ispatı sorunları doğurabilir.
  • İleride kısmi iptal taleplerine konu olabilir.

Türkiye’de tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmaksızın ciddi biçimde kullanılmayan veya kullanımına kesintisiz beş yıl ara verilen marka, kullanılmadığı mal ve hizmetler bakımından iptal talebine konu olabilir.

Bu nedenle amaç mümkün olan en fazla sınıfı seçmek değil, işletmenin gerçek faaliyetleri ile makul büyüme planını doğru biçimde kapsayan bir liste oluşturmaktır.

Yalnızca bugünkü faaliyetler mi dikkate alınmalıdır?

Marka başvurusu hazırlanırken yalnızca işletmenin bugün sunduğu ürün ve hizmetler değil, yakın gelecekte gerçekleştirilmesi planlanan gerçekçi faaliyetler de değerlendirilmelidir.

Örneğin işletme ilerleyen dönemde:

  • Yeni bir ürün grubuna geçmeyi,
  • E-ticaret sitesi açmayı,
  • Eğitim veya danışmanlık hizmeti vermeyi,
  • Franchise sistemi kurmayı,
  • Mobil uygulama geliştirmeyi,
  • Lisans vermeyi,
  • Yurt dışına açılmayı

planlıyor olabilir.

Bu faaliyetler mevcut mal ve hizmet listesinin dışında kalıyorsa yeni yatırımlar marka korumasından yararlanamayabilir.

Ancak gerçekleşmesi düşünülmeyen bütün ihtimallerin başvuruya eklenmesi de doğru değildir. Mevcut faaliyetler ile gerçekçi büyüme planı arasında dengeli bir kapsam oluşturulmalıdır.

Yanlış sınıf seçimi yurt dışı marka tescilini etkiler mi?

Evet. Türkiye’de yapılan temel marka başvurusunun mal ve hizmet kapsamı, Madrid Sistemi üzerinden gerçekleştirilecek uluslararası başvuruyu da etkileyebilir.

Madrid Sistemi kapsamındaki uluslararası marka başvurusunun mal ve hizmet listesi, dayanak alınan ulusal veya bölgesel başvurunun kapsamından daha geniş olamaz.

Türkiye’deki temel başvuruda önemli bir ürün veya hizmet eksik bırakılmışsa bu eksik kapsam uluslararası başvuruya doğrudan eklenemez. Öncelikle eksik ürün veya hizmetler için Türkiye’de yeni bir başvuru yapılması ve buna göre yeni bir uluslararası tescil stratejisi oluşturulması gerekebilir.

Bu nedenle ileride yurt dışına açılması planlanan işletmelerin sınıf seçimini yalnızca mevcut Türkiye faaliyetlerine göre yapmaması önemlidir.

WIPO – Marka başvurusunda mal ve hizmetlerin belirlenmesi

Doğru marka sınıfı nasıl belirlenir?

İşletmenin bütün faaliyetleri çıkarılmalıdır

Şirketin ana sözleşmesinde yazan faaliyet konusuyla yetinilmemeli, ticari hayatta gerçekten sunulan ve yakın gelecekte sunulması planlanan ürün ve hizmetler belirlenmelidir.

Ürün ile hizmet birbirinden ayrılmalıdır

Bir ürünün üretilmesi veya marka altında piyasaya sunulmasıyla, o ürünün perakende satışına ilişkin bağımsız hizmet aynı koruma konusu değildir.

Satış modeli incelenmelidir

Fiziksel mağaza, e-ticaret, pazaryeri, bayilik, franchise ve toptan satış modelleri ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Güncel Nice Sınıflandırması kullanılmalıdır

Nice Sınıflandırması belirli dönemlerde güncellenir. Başvuru tarihinde yürürlükte bulunan güncel sınıflandırma listesi esas alınmalıdır.

Mal ve hizmetler açık biçimde yazılmalıdır

Çok genel, belirsiz veya işletmenin faaliyetini doğru tanımlamayan ifadelerden kaçınılmalıdır. TÜRKPATENT, açıklanması gereken ifadeler için başvuru sahibine süre verebilir. Açıklamanın zamanında yapılmaması hâlinde ilgili ifadeler listeden çıkarılabilir.

Marka araştırması bağlantılı alanları da kapsamalıdır

Araştırma yalnızca birebir aynı sınıf numarası üzerinden yapılmamalı; ticari açıdan benzer veya bağlantılı mal ve hizmetlerdeki önceki markalar da değerlendirilmelidir.

Sık sorulan sorular

Yanlış sınıfta tescil edilen marka geçersiz midir?

Hayır. Marka, tescil edildiği mal ve hizmetler bakımından geçerli olabilir. Ancak işletmenin asıl faaliyeti bu kapsamda yer almıyorsa ihtiyaç duyulan korumayı sağlamayabilir.

Yanlış sınıf numarası yazılırsa yeni başvuru gerekir mi?

Her zaman değil. Mal veya hizmet başvuru listesinde doğru ve açık şekilde yer alıyorsa TÜRKPATENT sınıf numarası üzerinde gerekli düzenlemeyi yapabilir. Ancak ürün veya hizmet listeye hiç yazılmamışsa sonradan eklenemez.

Tescilden sonra yeni sınıf eklenebilir mi?

Mevcut başvuru veya tescilin kapsamını genişletecek yeni mal ve hizmetler sonradan eklenemez. Eksik kapsam için yeni bir marka başvurusu gerekir.

Her marka için 35. sınıf gerekli midir?

Hayır. 35. sınıf bütün işletmeler için zorunlu değildir ve ürün sınıflarının yerine geçmez. İşletmenin perakendecilik, mağazacılık, reklam veya diğer hizmetleri dikkate alınarak değerlendirilmelidir.

Çok sayıda sınıf seçmek markayı daha güçlü yapar mı?

Her zaman değil. Gereksiz sınıflar maliyeti ve önceki markalarla çatışma ihtimalini artırabilir. Kullanılmayan mal ve hizmetler ileride kullanım ispatı veya iptal süreçlerine konu olabilir.

Farklı sınıflardaki iki marka birbirine engel olabilir mi?

Evet. Farklı sınıflarda yer alan mal ve hizmetler ticari açıdan benzer veya bağlantılı olabilir. Sınıf numaralarının farklı olması tek başına engel bulunmadığını göstermez.

Aynı sınıftaki iki marka mutlaka birbirine engel midir?

Hayır. Aynı sınıfta bulunan bütün mal ve hizmetler otomatik olarak benzer kabul edilmez. Somut mal ve hizmetler ile markaların benzerliği birlikte değerlendirilir.

Faaliyet alanı sonradan genişlerse ne yapılmalıdır?

Yeni ürün veya hizmetler mevcut tescilin kapsamı dışında kalıyorsa yeni bir marka başvurusu yapılması değerlendirilebilir. Yeni faaliyete yatırım yapılmadan önce marka araştırması gerçekleştirilmesi önemlidir.

Önemli olan sınıf sayısı değil, doğru koruma kapsamıdır

Marka sınıfı seçimi, başvuru sisteminde birkaç kutucuğu işaretlemekten ibaret değildir. Başvuruda belirlenen mal ve hizmetler, markanın hangi ticari faaliyetler bakımından korunacağını belirler.

Bir ürün veya hizmet başvuru listesinde doğru biçimde yer aldığı hâlde yalnızca sınıf numarası yanlış belirtilmişse TÜRKPATENT gerekli sınıflandırma düzenlemesini yapabilir. Ancak işletmenin faaliyeti listeye hiç eklenmemişse mevcut başvuru sonradan genişletilemez.

Eksik kapsam, yeni başvuru yapılmasına; gereğinden geniş kapsam ise ek maliyet, itiraz ve kullanım sorunlarına neden olabilir.

Bu nedenle marka başvurusundan önce işletmenin ürünleri, hizmetleri, satış modeli, büyüme planı ve yurt dışı hedefleri birlikte değerlendirilmelidir.

Doruk Patent olarak 20 yılı aşkın süredir işletmelerin marka araştırması, doğru mal ve hizmet kapsamının belirlenmesi, marka tescili, marka takibi ve yurt dışı tescil süreçlerinde stratejik danışmanlık sunuyoruz.

Marka başvurunuzun faaliyetlerinizi gerçekten kapsayıp kapsamadığını değerlendirmek veya yeni başvurunuz için doğru koruma alanını belirlemek üzere bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her marka başvurusu, işletmenin faaliyetleri ve somut koşulları dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir.