Marka Başvurusu Neden Reddedilir? 7 Kritik Ret Nedeni
Marka tescil başvurusu yapmak, markanın mutlaka tescil edileceği anlamına gelmez.
TÜRKPATENT’e yapılan bir marka başvurusu çeşitli hukuki kriterler bakımından incelenir. Ayrıca başvuru Resmî Marka Bülteni’nde yayımlandığında, önceki hak sahipleri belirli gerekçelerle başvuruya itiraz edebilir.
Peki marka başvurusu neden reddedilir?
Marka başvurularındaki ret risklerini doğru anlayabilmek için öncelikle iki kavramı birbirinden ayırmak gerekir:
Mutlak ret nedenleri ve nispi ret nedenleri.
Bu ayrım önemlidir. Çünkü her ret nedeni aynı aşamada ve aynı şekilde değerlendirilmez.
Bu rehberde marka başvurularının reddedilmesine yol açabilecek başlıca nedenleri, TÜRKPATENT inceleme sürecini ve başvuru öncesinde dikkat edilmesi gereken noktaları açıklıyoruz.
Marka Başvurusu Neden Reddedilir?
Marka başvurusu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nda düzenlenen koşulların bulunması halinde tamamen veya kısmen reddedilebilir.
Ancak internette sıkça karşılaşılan:
“Benzer bir marka varsa TÜRKPATENT başvuruyu otomatik olarak reddeder.”
yaklaşımı her durum için doğru değildir.
Marka hukukunda ret nedenlerini temel olarak iki gruba ayırmak gerekir:
Mutlak Ret Nedenleri
Mutlak ret nedenleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 5. maddesinde düzenlenmiştir.
TÜRKPATENT marka başvurusunu bu nedenler bakımından inceler.
Örneğin markanın ayırt edici olmaması veya ilgili mal ve hizmetleri tanımlayan ifadelerden oluşması belirli koşullarda mutlak ret nedeni olabilir.
Nispi Ret Nedenleri
Nispi ret nedenleri ise Kanunun 6. maddesinde düzenlenmiştir.
Önceki marka ile karıştırılma ihtimali, tanınmış markalarla ilgili bazı koruma halleri, başkasına ait kişi ismi, telif hakkı veya diğer sınai mülkiyet hakları gibi gerekçeler bu kapsamda gündeme gelebilir.
Bu nedenlerin değerlendirilmesinde önceki hak sahiplerinin başvuruya karşı yapacağı yayıma itiraz önemli rol oynar.
Şimdi marka başvurularında karşılaşılabilecek 7 önemli ret riskine bakalım.
1. Markanın Ayırt Edici Niteliğe Sahip Olmaması
Bir işaretin marka olarak temel işlevlerinden biri, bir işletmenin mal veya hizmetlerini diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmektir.
Bu nedenle ayırt edici niteliği bulunmayan işaretlerin marka olarak tescili mümkün olmayabilir.
Örneğin belirli bir mal veya hizmet için tüketicinin bunu bir ticari kaynak göstergesi olarak değil, sıradan bir ifade olarak algılaması ayırt edicilik açısından sorun oluşturabilir.
Burada değerlendirme markanın tek başına kelime anlamına bakılarak yapılmaz.
Başvurunun hangi mal ve hizmetler için yapıldığı da önemlidir.
Aynı kelime bir ürün veya hizmet bakımından ayırt edici olabilirken başka bir ürün veya hizmet bakımından ayırt edici bulunmayabilir.
Bu nedenle marka seçiminde yalnızca pazarlama açısından akılda kalıcılık değil, hukuki ayırt edicilik de değerlendirilmelidir.
2. Markanın Mal veya Hizmetleri Tanımlaması
Marka başvurularında karşılaşılan bir diğer önemli sorun tanımlayıcılıktır.
Bir işaret;
- mal veya hizmetin türünü,
- çeşidini,
- niteliğini,
- kalitesini,
- miktarını,
- amacını,
- değerini,
- coğrafi kaynağını
veya ilgili başka özelliklerini doğrudan belirtiyorsa tescil bakımından sorun ortaya çıkabilir.
Örneğin belirli bir ürünün yalnızca niteliğini veya özelliğini anlatan bir ifade, tüketici tarafından marka olarak değil ürün hakkında bilgi veren bir açıklama olarak algılanabilir.
Burada da değerlendirme başvurunun kapsadığı mal ve hizmetlere göre yapılır.
Dolayısıyla bir kelimenin sözlük anlamına bakıp “bu tescil edilebilir” veya “bu tescil edilemez” şeklinde kesin sonuca ulaşmak doğru değildir.
3. Önceki Marka ile Aynılık veya Karıştırılma İhtimali
Marka başvurularında en çok karıştırılan konulardan biri budur.
Önceki tarihli bir markanın bulunması her durumda TÜRKPATENT’in yeni başvuruyu kendiliğinden reddedeceği anlamına gelmez.
Önceki marka sahibi, gerekli hukuki şartların bulunduğunu düşünüyorsa yayımlanan marka başvurusuna itiraz edebilir.
Karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde yalnızca iki marka adının birbirine benzeyip benzemediğine bakılmaz.
Değerlendirmede;
- markaların görsel benzerliği,
- işitsel benzerliği,
- kavramsal benzerliği,
- kapsadıkları mal ve hizmetler,
- ilgili tüketici kitlesi,
- markaların ayırt edici unsurları
gibi faktörler birlikte dikkate alınabilir.
Bu nedenle iki markanın bazı ortak kelimeler içermesi tek başına her zaman ret sonucunu doğurmaz.
Aynı şekilde markaların birebir aynı olmaması da karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı anlamına gelmez.
Başvuru öncesinde yapılan marka araştırmasının önemi tam olarak burada ortaya çıkar.
4. Tanınmış Markalarla İlgili Ret Riskleri
Tanınmış markalar marka hukukunda belirli koşullarda daha geniş bir korumadan yararlanabilir.
Bu nedenle yalnızca birebir aynı markaların değil, tanınmış bir markayla ilişkilendirilme veya haksız yarar sağlama ihtimali doğurabilecek başvuruların da değerlendirilmesi gerekir.
Ancak:
“Tanınmış markaya biraz benzeyen her marka otomatik olarak reddedilir.”
şeklinde genel bir kural yoktur.
Somut olayın özellikleri, önceki markanın tanınmışlığı, başvurulan işaret, mal ve hizmetler ve kanunda aranan diğer koşullar birlikte değerlendirilir.
Bu nedenle tanınmış markalara ilişkin risk analizi sıradan bir benzerlik araştırmasından daha kapsamlı olabilir.
5. Markanın Tüketiciyi Yanıltıcı Nitelikte Olması
Markanın halkı yanıltacak nitelikte olması da tescil açısından sorun oluşturabilir.
Özellikle mal veya hizmetin;
- niteliği,
- kalitesi,
- coğrafi kaynağı
gibi özellikleri konusunda tüketicide gerçeğe aykırı bir algı yaratabilecek işaretler değerlendirmeye konu olabilir.
Örneğin markanın tüketiciye ürünün belirli bir coğrafi kaynaktan geldiği izlenimini vermesi ancak gerçekte böyle bir bağlantının bulunmaması, somut olayın özelliklerine göre yanıltıcılık açısından değerlendirilebilir.
Burada da otomatik bir sonuç yoktur.
Marka ile başvurunun kapsadığı mal ve hizmetler birlikte incelenmelidir.
6. Kamu Düzenine veya Genel Ahlaka Aykırı İşaretler
Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı işaretler marka olarak tescil edilemez.
Bu değerlendirme yapılırken işaretin anlamı, toplumdaki algısı ve kullanım bağlamı dikkate alınabilir.
Ayrıca mevzuat kapsamında kullanımı yetkili mercilerin iznine bağlı bazı armalar, amblemler, işaretler veya kamusal değeri bulunan unsurlar bakımından da özel hükümler bulunabilir.
Dolayısıyla bir ismin veya sembolün ticari olarak kullanılabiliyor görünmesi, onun mutlaka marka olarak tescil edilebileceği anlamına gelmez.
7. Başkasına Ait Haklarla Çatışma
Marka başvurusu yalnızca önceki markalarla çatışma nedeniyle sorun yaşamaz.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında belirli koşullarda;
- başkasına ait kişi ismi,
- ticaret unvanı,
- fotoğraf,
- telif hakkı,
- diğer sınai mülkiyet hakları
gibi önceki haklar da marka başvurusuna karşı ileri sürülebilir.
Bu nedenle marka araştırmasını yalnızca TÜRKPATENT veri tabanında aynı kelimenin bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi olarak görmek eksik bir yaklaşım olabilir.
Özellikle başka kişilere veya işletmelere ait unsurların marka içerisinde kullanılması planlanıyorsa önceki hakların ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Marka başvurunuz hakkında ret kararı verilmiş olması her durumda sürecin sona erdiği anlamına gelmez. Ret gerekçesine göre karara itiraz imkânı bulunabilir. Sürecin nasıl ilerlediğini Marka Başvurusu Reddedilirse Ne Olur? yazımızdan inceleyebilirsiniz.
Yanlış Marka Sınıfı Seçmek Başvurunun Reddedilmesine Neden Olur mu?
Bu konuda internette önemli bir bilgi kirliliği bulunuyor.
Yanlış sınıf seçimini tek başına doğrudan bir marka ret nedeni olarak tanımlamak doğru değildir.
Asıl risk, markanın işletmenin ihtiyaç duyduğu mal veya hizmetler bakımından doğru kapsamda korunamamasıdır.
Örneğin işletmenin temel faaliyet alanının başvurunun mal ve hizmet listesinde bulunmaması halinde marka tescil edilse dahi işletmenin beklediği koruma sağlanamayabilir.
Diğer taraftan seçilen mal ve hizmetler, önceki markalarla ortaya çıkabilecek karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde de önem taşır.
Bu nedenle doğru sınıf ve mal-hizmet kapsamının belirlenmesi marka başvurusunun önemli stratejik aşamalarından biridir.
Eksik Başvuru Marka Reddine Neden Olur mu?
Başvurudaki şekli veya teknik eksikliklerle markanın hukuki ret nedenlerini birbirinden ayırmak gerekir.
Eksik bilgi, ücret veya başvuruyla ilgili diğer şekli eksiklikler TÜRKPATENT nezdinde farklı usul sonuçları doğurabilir.
Dolayısıyla her teknik eksikliği:
“Marka reddedildi.”
şeklinde ifade etmek hukuken doğru olmayabilir.
Başvurunun işlemden kaldırılması, eksikliğin tamamlanmasının istenmesi veya başvurunun belirli unsurlarının değerlendirilmesi gibi farklı sonuçlar söz konusu olabilir.
Bu nedenle marka başvurusunun hem şekli şartlar hem de tescil edilebilirlik kriterleri bakımından doğru hazırlanması gerekir.
Marka Başvurusu Kısmen Reddedilebilir mi?
Evet.
Bir marka başvurusunun mutlaka tamamen kabul edilmesi veya tamamen reddedilmesi gerekmez.
Ret nedeni yalnızca başvuruda bulunan belirli mal veya hizmetler bakımından mevcutsa, başvurunun bir kısmının reddedilmesi gündeme gelebilir.
Bu durumda marka diğer mal veya hizmetler bakımından tescil sürecine devam edebilir.
Bu nedenle bir ret kararı alındığında yalnızca “markam reddedildi” şeklinde değerlendirme yapmak yerine kararın:
- hangi mal ve hizmetleri kapsadığı,
- hangi hukuki gerekçeye dayandığı,
- tam ret mi kısmi ret mi olduğu
incelenmelidir.
Marka Başvurusu Reddedilirse Ne Yapılabilir?
TÜRKPATENT tarafından marka başvurusu hakkında ret kararı verilmesi, her durumda sürecin tamamen sona erdiği anlamına gelmez.
Kararın niteliğine göre karara itiraz imkânı bulunabilir.
TÜRKPATENT kararlarına karşı ilgili yasal süre içerisinde gerekçeli itiraz yapılması mümkündür.
Ancak itiraz hazırlanırken yalnızca markanın “özgün olduğu” veya uzun süredir kullanıldığı gibi genel ifadeler yeterli olmayabilir.
Ret kararının hukuki gerekçesi analiz edilmeli ve itiraz stratejisi buna göre oluşturulmalıdır.
Bu nedenle ret kararlarında ilk yapılması gereken işlem, kararın hangi madde ve gerekçeye dayandığını doğru tespit etmektir.
Marka Başvurusunda Ret Riski Nasıl Azaltılabilir?
Hiçbir araştırma veya danışmanlık marka başvurusunun kesin olarak tescil edileceğini garanti edemez.
Ancak başvuru öncesinde bazı kontrollerin yapılması risklerin daha doğru değerlendirilmesine yardımcı olabilir.
Başvuru Öncesinde Marka Araştırması Yapın
Yalnızca birebir aynı markaları değil, benzer markaları da değerlendirin.
Markanın Ayırt Ediciliğini Değerlendirin
Markanın ilgili mal ve hizmetler bakımından yalnızca ürünün özelliğini veya niteliğini anlatıp anlatmadığını inceleyin.
Mal ve Hizmet Kapsamını Doğru Belirleyin
Başvurunun yalnızca bugünkü faaliyetleri değil, işletmenin makul gelecek planlarını da dikkate alması faydalı olabilir.
Önceki Hakları Değerlendirin
Marka içerisinde başka kişilere veya işletmelere ait isim, görsel veya diğer unsurlar bulunuyorsa bunların hukuki durumunu ayrıca değerlendirin.
TÜRKPATENT Bildirimlerini Takip Edin
Başvurudan sonra gelen bildirimlerin, kararların ve yasal sürelerin takip edilmesi önemlidir.
Marka Araştırması Ret Riskini Ortadan Kaldırır mı?
Hayır.
Marka araştırması çok önemli bir başvuru öncesi araçtır ancak tescil garantisi değildir.
Araştırmanın amacı;
- önceki markaları belirlemek,
- potansiyel benzerlikleri tespit etmek,
- olası itiraz risklerini görmek,
- başvuru stratejisini daha bilinçli oluşturmak
olmalıdır.
Ayrıca bazı ret nedenleri önceki markalardan tamamen bağımsızdır.
Örneğin markanın ayırt edici olmaması veya tanımlayıcı bulunması gibi mutlak ret nedenleri, yalnızca benzer marka araştırması yapılarak ortadan kaldırılamaz.
Bu nedenle başvuru öncesi değerlendirme hem önceki hak araştırmasını hem de markanın kendi tescil edilebilirliğini kapsamalıdır.
Doruk Patent’in Değerlendirmesi
Doruk Patent olarak marka başvurularında en önemli konulardan birinin ret nedenlerinin doğru ayrıştırılması olduğunu düşünüyoruz.
Çünkü “marka reddedildi” dediğimizde aslında birbirinden oldukça farklı hukuki durumlarla karşılaşabiliriz.
Marka;
ayırt edici olmadığı için mi reddedildi?
Tanımlayıcı bulunduğu için mi reddedildi?
Önceki marka sahibinin itirazı nedeniyle mi reddedildi?
Başvurunun yalnızca belirli mal veya hizmetleri mi reddedildi?
Yoksa başvuruda şekli bir eksiklik mi bulunuyor?
Bu soruların cevapları uygulanacak stratejiyi tamamen değiştirebilir.
Bu nedenle başvuru öncesinde yalnızca marka adını değil; markanın tescil edilebilirliğini, önceki hakları, mal-hizmet kapsamını ve olası itiraz risklerini birlikte değerlendirmek daha sağlıklı bir marka koruma stratejisi oluşturur.
Sık Sorulan Sorular
Marka başvurusu neden reddedilir?
Marka başvurusu; ayırt edici olmaması, tanımlayıcı veya yanıltıcı nitelik taşıması gibi mutlak ret nedenleriyle ya da önceki hak sahiplerinin itirazı üzerine gündeme gelebilecek nispi ret nedenleriyle tamamen veya kısmen reddedilebilir.
Benzer marka varsa başvuru otomatik olarak reddedilir mi?
Hayır. Önceki benzer bir markanın bulunması her durumda başvurunun otomatik olarak reddedileceği anlamına gelmez. Somut olayın koşulları ve varsa önceki hak sahibinin itirazı değerlendirilmelidir.
TÜRKPATENT benzer markaları kendiliğinden reddeder mi?
TÜRKPATENT’in mutlak ret nedenleri bakımından yaptığı inceleme ile önceki hak sahiplerinin nispi ret nedenlerine dayanarak yaptığı itirazlar birbirinden ayrılmalıdır. Karıştırılma ihtimali gibi nispi ret gerekçeleri yayıma itiraz sürecinde gündeme gelebilir.
Marka başvurusu kısmen reddedilebilir mi?
Evet. Ret nedeni yalnızca belirli mal veya hizmetler bakımından mevcutsa başvurunun bu mal veya hizmetler yönünden reddedilmesi mümkündür.
Yanlış marka sınıfı ret nedeni midir?
Yanlış sınıf seçimini tek başına doğrudan bir ret nedeni olarak tanımlamak doğru değildir. Ancak yanlış mal ve hizmet kapsamı markanın ihtiyaç duyulan alanlarda korunamamasına ve önceki markalarla yapılacak değerlendirmelere etki edebilir.
Marka başvurusu reddedilirse itiraz edilebilir mi?
Kararın niteliğine göre TÜRKPATENT’in ret kararına karşı yasal süresi içerisinde gerekçeli itiraz yapılması mümkündür.
Marka araştırması yapılırsa ret riski ortadan kalkar mı?
Hayır. Marka araştırması olası önceki hakları ve riskleri belirlemeye yardımcı olur ancak markanın kesin olarak tescil edileceğini garanti etmez.
Ayırt edici olmayan marka ne demektir?
İlgili tüketicinin işareti belirli bir ticari kaynağı gösteren marka olarak algılamasına yeterli olmayan işaretler ayırt edicilik bakımından sorun yaşayabilir. Değerlendirme başvurunun kapsadığı mal ve hizmetler dikkate alınarak yapılır.
Marka Başvurusu Yapmadan Önce Riskleri Değerlendirin
Marka tescilinde amaç yalnızca başvuruyu TÜRKPATENT’e göndermek değil, tescil edilebilirliği ve olası hukuki riskleri başvurudan önce mümkün olduğunca değerlendirmektir.
Doruk Patent olarak 20 yılı aşkın deneyimimizle marka araştırması, marka tescil başvurusu, ret kararlarına itiraz, yayıma itiraz, marka takip ve marka portföy yönetimi süreçlerinde danışmanlık sunuyoruz.
Markanız için başvuru yapmayı planlıyor veya mevcut başvurunuz hakkında ret kararı aldıysanız, dosyanın hukuki durumunu değerlendirerek izlenebilecek yolu birlikte belirleyebiliriz.